TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul’da düzenlenen uluslararası bir sempozyumda önemli açıklamalarda bulundu.
Küresel sistemin yapısal bir çöküş içinde olduğunu vurgulayan Kurtulmuş; Gazze’deki durumdan Afrika’daki yoksulluğa, küresel iklim krizinden Türk modernleşmesine kadar pek çok kritik konuya değindi.

Üsküdar Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSSAM) tarafından düzenlenen “Çağdaşlaşma: Küresel Karşılaştırmalar ve Alternatif Arayışlar Işığında Türk Modernleşmesi” sempozyumunun açılışında konuşan Kurtulmuş, modernleşme kavramına yeni bir bakış açısı getirdi.
Hiçbir milletin başka bir toplumu taklit ederek ayakta kalamayacağını belirten Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:
“Modernleşmeyi bir mukallitlik (taklitçilik) serüveni olarak asla görmüyoruz. Biz bu anlamda köklerimizin üzerinde, 22. yüzyıla yakışır yeni bir çıkış yapabilecek milli bir tecrübeye sahibiz. Kökü mazide olan atiyi kurabilmek; Türkiye’nin ve Türk dünyasının fikirsel mücadelesine ve kabiliyetine bağlıdır.”
Konuşmasında Batı medeniyetinin kurduğu uluslararası kurum ve kuralların artık miadını doldurduğunu ifade eden TBMM Başkanı, kural bazlı dünya sisteminin yerini “güçlülerin istediğini yaptığı bir orman kanununa” bıraktığını söyledi. Kurtulmuş, insan hakları gibi temel kavramların bile derin bir samimiyetsizlikle tartışılır hale geldiğini aktardı.
Dünyanın içinden geçtiği zorlu süreçte Türkiye’nin ve Türk aydınlarının küresel ölçekte söz söyleme sorumluluğu olduğunu hatırlatan Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin vizyonunu şu sözlerle özetledi:
Küresel Adalet: “Filistin’de, Gazze’de hakkın ve hukukun nasıl sağlanacağı, barbar İsrail yönetiminin nasıl durdurulacağı Türkiye’nin meselesidir.”
İnsani Yardım: “Afrika’nın yoksul halklarının bu yoksulluktan nasıl kurtarılacağı Türkiye’nin meselesidir.”
Çevre ve Göç: “Dünyanın her yerinde insanlık için bir kabusa dönüşen çevre tahribatının, iklim krizlerinin ve buna bağlı göç sorunlarının nasıl önleneceği Türkiye’nin meselesidir.”
Türkiye’nin modernleşme ve çağdaşlaşma sürecindeki en büyük gücünün demokrasi olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, geçmişte yaşanan darbelere ve siyasi vesayet odaklarına dikkat çekti. Demokrasinin gelişmesiyle devlet ve milletin bütünleştiğini ifade eden TBMM Başkanı, Türk demokrasisini dünya ölçeğinde çok daha ileri ve örnek bir konuma taşımanın önemini dileyerek konuşmasını sonlandırdı.